1. ADANA ULUSLARARASI ÇAĞDAŞ  SANAT BİENALİ

    23 Kasım 2007 Cuma

    Muzaffer Tire

 

    Adana’nın adı söylenceye göre Uranus’un oğlu Adonis’ten gelmektedir. Hitit belgelerinde de bu yöreden  “Adaniya Ülkesi” olarak söz edilmektedir. Torosların güney yamaçlarına uzanan ve Türkiye’nin en büyük, en verimli ovalarından biri olan Çukurova üstünde yer alan Adana ili toprakları; Seyhan ve Ceyhan ırmaklarınca sulanır. Tarihin her döneminde çekici bir yer olan Adana ve çevresi İ.Ö. 1900’ lerde Kilikya (Luvi krallığı), Arzava, Hurri ve Kizzuvatna krallıklarının etkisi altına girmiş, ardından Hitit krallığı ve Asur krallığı egemenliği ile bağımsız krallığa dönüşmüştür. Bunu Roma ve Bizans dönemleri izlemiş, 7. yüzyılın ilk yarısında Araplar buralara kadar uzanmışlar, bölge önce Emevi sonra da Abbasi egemenliğine geçmiştir. 11. yüzyılın ortalarında bölgenin kimi kesimleri Selçuklu egemenliği altına girmiştir. Ramazanoğullarının egemenliğinden sonra bu bölge 1517’ de Osmanlı yönetimine girmiştir. Kurtuluş savaşı sonrası, Cumhuriyet dönemiyle birlikte Adana büyük göç almaya başlamıştır. Çukurova bölgesinin hem ekonomik hem de kentsel merkezi konumunda olan Adana; yalnızca sanayisi değil, kültürel tarihsel geçmişiyle de önemli bir yere sahiptir.

    Ankara’da yapılmış olan Asya-Avrupa (Avrasya) Sanat Bienali , Sinop Bienali (Sinopale) ve İstanbul’da süregelen İstanbul Bienallerinden sonra; 2007 yılı içinde Antakya ve İzmir Bienallerinin gerçekleşmesiyle birlikte, Akdeniz  Bölgesinin Adana ilinde çağdaş sanat etkinliğinin farklı bir oluşumla başlıyor olması önemlidir. Bu projenin oluşum düşüncesini ortaya atan ve  Bienal Direktörlüğünü Safa Büte’nin üstlendiği ve öne sürdüğü, Küratörlüklerini Muzaffer Tire ve Denizhan Özer’in yaptığı  1. Adana Uluslararası Çağdaş Sanat Bienali’ne;  Alev Dikici Matbaası, 3dda, Digi Line, Otel Seyhan, Fotoğrafya Dr.Sefa Ulukan Sanat Galerisi, Altan Sanat Galerisi, Taşmekan Sanat Galerisi ve Eczacılar Odası Sanat Galerisi 2007 yılı için farklı katkılarda bulunarak,  04-12 Aralık tarihleri arasında kent içinde bulunan sanat alanlarında Ulusal ve Uluslararası sanat çevrelerinin de ilgiyle izleyeceği bir sanat ortamına dönüşmesine yardımcı olmuşlardır. Ayrıca, yerli ve yabancı sanatçıların katılımıyla oluşacak olan bu bienal, kent kültürüne ve bölgesine de sanatsal bir zenginlik ve ivme kazandıracaktır.

    Birkaç kişinin çabasıyla ve başlangıçtaki olumlu sponsorluk katkılarıyla, 1.Adana Uluslararası Çağdaş Sanat Bienali’nin başlıyor olması,  kent ve ulusal kültürümüz adına çok önemlidir. Her yeni başlangıçta olduğu gibi dar bir bütçeyle, kimi olumsuz yaklaşımlara karşın; böylesi önemli bir etkinliğin  kavramsal çerçevesinin “ Titreşimler “ olarak başlatılması, ulusal ve uluslararası sanatçılarla, gelecek yıllara daha kapsamlı yeni bienallerin yapılmasına düşünsel zenginlik kazandıracak bir altyapı niteliğindedir.

    İki yılda bir gerçekleştirilmesi düşünülen ve zamanla ulusal ve uluslararası ses getirmesi beklenen, önemli bienaller arasına girmesi düşlenen, bu yıl yerli ve yabancı  29 ülkeden  58’i yabancı sanatçı olmak üzere toplam 133 sanatçının katılımıyla, güncel sanat projelerinin sergileneceği bir sanat platformunu, tüm sanatseverler ücretsiz olarak izleyebileceklerdir. Ayrıca, birçok sanatseveri çağdaş sanatla buluşturması da hedeflenmiştir. Böylece, sanat metropollerinin dışında yeni sanat merkezlerinin yaratılması; deneysel çalışmaları da içeren birçok sanat disiplinlerinin paylaşımına yeni bir bakış açısı ve farklı kültürleri farketmek adına bir düşünüş getirebilecektir.

    Aktif, dinamik Cumhuriyet gençliğine yapılan sosyo-kültürel bir  “sanatsal yatırımın”, ekonomik çıkar gözetmeksizin gerçekleşiyor olması ve yalnızca sanatın uluslararası paylaşımını öne çıkarması açısından da Adana’da olumlu bir ilk örnek olma özelliğini de taşıyacaktır. Farklı sanat disiplinleri ile buluşacak olan sanatseverlerin, çağdaş sanatın yeni yüzü ile karşılaşacak olması; sanatın nasıl bir düşünme biçimi ile gerçekleştiğini ve hayatla bağ kurarak nasıl bir anlam kazandığını görmeleri açısından da önemlidir.

    Bilişim ve iletişim çağının sanat dünyasında; insanın insansal yaşama yeteneklerini ve değerlerini uluslararası kültürlerin gözüyle yeniden ele alan, sanat projeleri üreten üretken dünya sanatçılarına, toplumsal katılımı destekleyenlere ve farklı tutumları bir araya getirerek katkıda bulunan duyarlı insanlara, sanata ve sanatçılarımıza saygı duyan, değer ve destek veren sponsorlarımıza, gelecek kuşaklar adına teşekkür ediyorum.